Hakkımızda

Mesleki yaşantım boyunca ortaokul ve lise sonrası sınavların ardından tercih dönemlerinde öğrencilerin genellikle bilinçsiz bir okul ve yükseköğretim programı tercihi yaptıklarına şahit oldum. Bu durum daha sınavlara hazırlık sürecinden itibaren   başlamaktadır. Genellikle öğrenciler sınav sonrasında gelecek puana göre tercih yapmaktadır. ‘Puanım bir gelsin o zaman düşünürüz‘ cümlesiyle çok karşılaşmışımdır. Bu yaklaşımla puanları kendileri almamakta puanlar gelmektedir. Oysaki sınav sonucundaki puanlar öğrencilerin sorulara verdikleri cevaplardan oluşmaktadır. Kendi sınav performanslarına göre şekillenmektedir. Bu nedenle istenilen puanlara başarıya ulaşılamamaktadır.

Gelen puana göre okul ve yükseköğretim programı tercihi isteğe göre değil puanın elverdiği koşullara göre yapılmaktadır. Bir zorunluluk söz konusu olmaktadır. Bu durumda istenmeyen tercihlerin yapılmasına ve yaşam mutsuzluğuna yol açmaktadır. Bu nedenle öğrenciler bir kez daha sınava girmek zorunda kalmaktadır. 2017 yılında üniversite sınavına giren adayların yüzde 18,68’ini üniversite öğrencileri, yüzde 7,81’ini üniversite mezunlarıdır. Yani adayların yüzde 26,49’u (dörtte biri) bir üniversitede öğrenci ya da mezundur. Bu adaylar öğrenim gördükleri ya da mezun oldukları bölümden memnun olmayan, bölümün kendi özelliklerine uymadığını düşünen kişilerdir.

Adayların iki yıl sonra veya mezun olduktan bölümlerinden memnun olmayıp bir kez daha sınava girmesi zaman ve kaynak israfıdır. Halbuki bireylerin bir kariyer planı olsa bilinçli seçimler yapacak daha başarılı ve mutlu olacakladır. Zaman, emek ve maddi israf yapılmayacaktır. Bu israfın önüne geçebilmek bireylerin bilinçli bir seçim ve kariyer planı yapmalarını sağlamak amacıyla bu site hazırlanmıştır. Kariyer yolculuğunda bireylere ve onların destekçileri velilere yardımcı olmak hedeflenmiştir. İstenildiği takdirde bireysel danışmanlık ve tercih danışmanlığı hizmeti verilebilecektir.