Makaleler Veli

Veli, Karneyi Nasıl Değerlendirmeli?

 

Bir eğitim-öğretim yılının, birinci yarıyılının daha sonuna geldik. Milyonlarca öğrenci karne alacak. Karne sonucuna göre kimi veliler çocuğunun başarısından sevinç, mutluluk ve gurur, kimi veliler de çocuğunun başarısızlığından üzüntü, sıkıntı duyacak. Çocuğun karnesi ne olursa olsun başarı da başarısızlık da abartılmamalıdır. Objektif bir yaklaşım gösterilmelidir.

Karne Nedir? Ne Anlam Taşır?

Related image

Karneye karşı akılcı bir yaklaşım gösterebilmek için karnenin ne olduğu ve ne anlam taşıdığını bilmek gerekir. Karnenin ne olduğu ve ne anlam taşıdığı bilinirse, karneye yanlış anlamlar atfetmenin ve buna bağlı olarak yanlış duygular hissetmenin ve yanlış davranışların önüne geçilebilir. Karne okul yönetimlerince öğrencilere verilen, onların her dersten aldığı başarı ortalamalarını, genel başarı ortalamasını, okula devamsızlığını vb. gösteren bir belgedir. Karne çocuğun bir dönem ya da bir eğitim-öğretim yılında eğitim-öğretim faaliyetlerindeki başarısının rakamsal ifadesidir. Karne bir zekâ testi sonucu değildir. Karne çocuğun zekiliğini ya da zekâ geriliğini göstermez. Karne bir kişilik testi de değildir. Çocuğun kişilik bozukluğu olup olmadığını da göstermez. Karne çocuğun bir dönemdeki eğitim-öğretim faaliyetlerinde göstermiş olduğu performansının göstergesidir. Çocuğun eğitim-öğretim faaliyetlerinde ne derece başarılı olduğunu gösterir. Karneye başka anlamlar yüklenmemelidir. Karneye başka anlamlar yüklemek yanlış duygulara ve davranışlara yol açabilir.

Karne Nasıl Değerlendirmeli?

Related image

Karne soğukkanlı, objektif ve akılcı bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. Çocuğunuz başarılı ise sevinç, mutluluk ve gurur duyulabilir. Başarısız ise kızgınlık, kırgınlık ve üzüntü duyulabilir. Her iki durumda doğaldır. Her iki durumda abartılmamalıdır. Başarıdan dolayı çocuk gereğinden fazla övülüp yüceltilmemeli ve ödüle boğulmamalıdır. Başarısızlıktan dolayı da aşırı derece yerilip yerin dibine sokulmamalı ve cezalandırılmamalıdır. Duygusal davranılıp yanlış tepkiler ve davranışlar gösterilmemelidir.

Karne genel ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmemelidir. Genel başarı ortalamasına bakılarak, çocuk için başarılı ya da başarısız şeklinde bir yargıya varılmamalıdır. Özellikle de genel başarı ortalaması düşükse (50 puanın altı) çocuk başarısız şeklinde etiketlenmemelidir. Genel başarı ortalaması düşük olsa bile ders başarı ortalamalarına bakıldığında, çocuğun bazı derslerde başarılı olduğu görülecektir. Çocuğun bu başarısı görülüp takdir edilmelidir. Takdir edilmek, abartılı olmadan bir parça övülmek, çocuğu tüm derslerden başarılı olmak için motive edecektir. Ayrıca bardağın boş tarafı değil dolu tarafı görülmelidir.

Image result for bardağın boş ve dolu tarafı

Karne değerlendirilirken çocuğun yeteneklerine, ilgilerine, özelliklerine ve akademik çalışmalarına (okul içi ve okul dışı eğitim-öğretim faaliyetleri) göre belirlenecek bir ölçüyle değerlendirilmelidir. Örneğin sayısal yeteneği gelişmemiş, akademik çalışma yerine spor ilgisi gelişmiş, ders çalışmakta zorlanan, gerek okul içinde (derse katılım) gerek okul dışında (öğrendiklerini tekrar etme, ödev yapma, soru çözme vb.) akademik çalışmalarını yetersiz yapan öğrenciden yüksek bir başarı (genel ortalama 85 ve üzeri) beklenmemelidir. Elli kilogram kaldırılabilecek bir çocuktan 80 kilo kaldırmasını beklemek çocuğa yapılan bir haksızlıktır.

Karne değerlendirmesi sonuç odaklı değil, süreç odaklı yapılmalıdır. Karne bir sonuçtur. Karne sonucu çocuğun olduğu kadar velisinin de sonucudur. Bu sonuç ister başarı ister başarısızlık olsun önemli olan bu sonuca giden sürecin değerlendirilmesidir. Süreç veli olarak da değerlendirilmelidir. Veli olarak çocuğun başarılı olması için neler yapılmıştır? Neler yapılamamıştır? Neler daha iyi yapılabilirdi? Çocuğun okula düzenli devamı sağlanmış mıdır? Çocuğun dersine giren öğretmenlerle iletişim ve iş birliği sağlanmış mıdır? Başarısızlık bulunan derslerde başarıyı artırmak için neler yapılmıştır? Evde çocuğun çalışabileceği ortam sağlanmış mıdır? Çocuğun kendisi ve akademik çalışmaları ile ilgilenilmiş midir? Kısacası süreç sorgulanmalıdır.

Image result for sorgulama

Karnede akademik başarıdan daha çok davranış puanları dikkate alınmalıdır. Davranışlardan düşük puanlı olan davranışlara odaklanılmalıdır. Düşük ya da yetersiz puanlı davranışlar geliştirilmelidir. Olumsuz davranışlar olumlu hale dönüştürüldükçe,  olumlu ancak yetersiz düzeyde olan davranışlar geliştirildikçe akademik başarı da yükselecektir.

Karnede önemli olan bir nokta da devamsızlıktır. Akademik başarının ilk şartı okula düzenli devamdır. Okula düzenli devam sınıfta yapılan eğitim-öğretim faaliyetlerinden yararlanmayı sağlar. Ayrıca öğrenme büyük oranda sınıfta gerçekleşir. Devamsızlık, sınıfta öğretimi yapılan bir konunun öğrenilmesini engellemiş olur. Öğretmenin öğretimi yapılmış bir konuyu tekrar etme imkânı bulunmamasından dolayı konunun öğrenilmesi öğrencinin kendisine kalacaktır. Kimi derslerde (Matematik gibi) öğrenmeyi öğrencinin kendi kendine gerçekleştirmesi güç olduğundan dolayı akademik başarı olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle çocuğun okula düzenli devamı sağlanmalıdır.

      Ne yapmalı?

Image result for karne değerlendirmesi

  • Karne değerlendirmesi çocukla birlikte yapılmalı. Öncelikle çocuğun başarısını değerlendirmesi istenmeli sonra veli kendi değerlendirmesini yapmalıdır. Çocuğun başarı ölçüsü ile velinin başarı ölçüsü farklı ise uzlaşma sağlanmalıdır.
  • Başarıda veli olarak bir rolün olup olmadığı, varsa bu rolün ne olduğu öğrenilmelidir.
  • Başarıyı artırmak için çocuğun, velisinden beklentileri alınmalıdır. Veli de çocuğa beklentilerini ifade etmelidir.
  • Başarı açısından çocuk hiç kimseyle kıyaslanmamalıdır. Çünkü her çocuk tek ve özeldir.
  • Başarıdan dolayı abartılı bir şekilde ödüllendirilmemeli, başarısızlıktan dolayı da cezalandırılmamalıdır.

Sonuç olarak başarısı ne olursa olsun çocuk sizin çocuğunuzdur. Başarı çocuğun olduğu kadar aynı zamanda sizin de başarınız olduğu unutulmamalıdır. Başarısızlıktan dolayı aşırı tepki gösterip, çocuğun travmatik yaşantı geçirmesine, tamiri imkânsız olacak duygusal çöküntüler yaşamasına ve iyileşmesi zor yaralar açılmasına sebep olunmamalıdır. Hz Ali’nin bir sözüyle yazıya son vermek istiyorum. Baba gibi bir devlet, anne gibi bir nimet, evlat gibi bir servet bulunmaz..  Başarısızlıklarından dolayı servetinizi heba etmeyiniz.

Yazar Hakkında

Psikolojik Danışman Ramazan Namal

Ramazan Namal
Psikolojik Danışman

Afyonkarahisar ili Sultandağı ilçesi Yakasinek köyünde 1966 yılında doğdu. İlköğrenimini İzmir Buca Çakabey İlkokulunda, ortaokul ve lise öğrenimini İzmir Buca Lisesinde, yükseköğrenimini de Malatya İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalında yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1991 yılında Aksaray Ticaret Anadolu Ticaret Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesine Rehber Öğretmen olarak atandı. Burada 1991-1995 yıllarında görev yaptıktan sonra sırasıyla Tokat Erbaa Ortaokulu (1995-1998), İzmir Anadolu Lisesi (1998-2001), İzmir Atatürk Lisesi (2001-2011), İzmir Buca Mehmet Akif Ersoy Anadolu Öğretmen Lisesi (2011-2015), İzmir Buca Mehmet Akif Ersoy Sosyal Bilimler Lisesinde (2015-2016) görev yaptı.
Evli ve 2 çocuk babasıdır. Aşağıda belirtilen eğitimleri alıştır.
09/1994 Üniversite giriş sınavları ve program tercihleri semineri / MEB
10/2008 Krize Müdahale Eğitim / MEB
04/2010 Öğrenci Koçluğu Eğitimi / MEB
01/2011 Bilişsel Davranışçı Çerçevede öfke yönetim semineri/ MEB
11/2011 Temel Yetenekler Testi 6-8 uygulayıcı yetiştirme semineri / MEB
01/2012 Aile Danışmanlığı Temel Eğitimi / Türk Rehberlik ve Psikolojik Danışma
Derneği
07/2012 Aile Danışmanlığı Tamamlama Eğitimi / Uluslararası Evlilik ve Aile
Danışmaları Derneği
03/2013 Temel Yetenekler Testi 9-11uygulauyıcı yetiştirme semineri / MEB
01/2015 Aile Danışmanlığı Müdahale Teknikleri Eğitimi / Uluslararası Evlilik ve Aile
Danışmaları Derneği

Yorum Bırak